Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, vücudun gevşemesi ve kas kramplarının önlenmesinde magnezyumun kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Potasyum ile birlikte kullanıldığında ise bu temel mineralin vücuttaki emilimi ve sağladığı fayda maksimum seviyeye çıkıyor.

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını paylaşmaya devam ediyor. SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Çoruhlu, bu kez temel minerallerden biri olan magnezyumun hayati önemine değindi. Magnezyumun sadece kas krampları için değil, vücudun genel bir gevşeme ve rahatlama haline geçmesi için de vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Çoruhlu, hücresel düzeyde gerçekleşen iyon dengesi hakkında önemli bilgiler paylaştı.

İyon Kanallarının Hücresel Fonksiyonlardaki Önemi

Hücreyi bir ev, hücre zarını ise bu evin kapısı olarak tanımlayan Ayşegül Çoruhlu, iyon kanallarının bu kapı üzerindeki “açılır-kapanır köprüler” gibi görev yaptığını belirtiyor. Bir maddenin hücre içine girmesi veya dışarı atılması tamamen bu kanalların çalışma prensibine bağlıdır. Çoruhlu, bu kanalların yönetiminin vücut için büyük bir enerji yükü olduğunu vurgulayarak şu detayları paylaşıyor: “Gövdenin ürettiği enerjinin (ATP) yaklaşık %25’i sadece bu iyon kanallarını açıp kapatmak için harcanır. Magnezyum, sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi iyonlar, tepelerindeki artı-eksi yükleri sayesinde bir pil gibi elektrik dengesini oluşturur. 100 milyar hücremizin her birinin görevini yapabilmesi, bu kanalların doğru sinyallerle açılıp kapanmasına bağlıdır.”

Kasılmaların Önlenmesi ve Rahatlama Etkisi

Magnezyum ve potasyum ikilisi, vücuttaki “alarm” durumunu geri çevirerek ciddi bir rahatlama sağlar. Özellikle adet öncesi dönemdeki baş ağrıları ve tatlı krizlerinde magnezyumun rahatlatıcı etkisi büyüktür. Çoruhlu, “Adet öncesi baş ağrısı veya çikolata krizi, vücudun alarm halidir. Magnezyum, özellikle 5-HTP (çikolata ekstraktı) ile birlikte kullanıldığında bu semptomları azaltır. Diş sıkma, ense tutukluğu, kabızlık, uykuya dalma zorluğu ve heyecana bağlı hipertansiyon gibi durumlarda hem fiziksel hem de mental bir gevşeme yaratır,” diyerek bu mineralin sakinleştirici etkisinin altını çiziyor.

Gerginliğe Karşı Bitkisel Destekleyiciler

Şehir yaşamının getirdiği gerginliğin bir çığ gibi büyümemesi için “bitkisel antidepresan” niteliğinde destekler kullanılabileceğini belirten Çoruhlu, Rodiola ve Sarı Kantaron bitkilerinin önemine değiniyor. Rahatlamak için rodiolanın sarı kantaronla beraber devreye sokulması gerektiğini ifade eden uzman, magnezyum-potasyum ikilisinin telaşı alabileceğini, rodiola ve sarı kantaronun ise uzun dönemde tekrarlayan endişeyi azaltabileceğini belirtiyor.

Potasyumun Magnezyum İle Çarpan Etkisi

İyi bir biyokimya mantığında magnezyumun en önemli yol arkadaşının potasyum olduğunu söyleyen Çoruhlu, “Magnezyum hakkında konuştuğumuzda aslında potasyumdan da bahsetmiş oluruz. Magnezyum-potasyum kombinasyonu, magnezyumun kapasitesini ikiye katlar ve bir çarpan etkisi yaratır. Magnezyuma yüklenen anlamlar ve yandaşları (glisinat, malat vb.) kötü değildir ama potasyumu onun yanına koymamış olmak hem potasyuma hem de magnezyuma haksızlıktır,” diyor.

Hücre İçi Dengesi ve Enerji Yükü

Magnezyum ve potasyumun doğal yeri hücre içidir; kalsiyum ve sodyum ise hücre dışında bulunur. Hücrenin bir iş yapabilmesi için iyon kanalları açıldığında kalsiyum ve sodyum içeri geçerken, bedel olarak magnezyum ve potasyumun dışarı çıkması gerekir. Ancak asıl zorluk bu iyonları eski yerlerine geri göndermektedir. Çoruhlu, “Kalsiyum ve sodyumu içeri almak kolaydır ama dışarı çıkmış potasyum ve magnezyumu geri almak, içerideki kalsiyum ve sodyumu dışarı atmak vücut için devasa bir enerji yüküdür. Onları barajın ötesine geri atmak çok daha zordur,” diyerek iyon değişimindeki enerji maliyetini açıklıyor.

Kalsiyum Yüksekliğinin Magnezyum Üzerindeki Baskısı

Vücutta kalsiyum oranı arttığında, kasılma emirleri de artış gösterir. Süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller bol kalsiyum içerse de, hücre içinde kalsiyum etkisinin çok yüksek, magnezyum etkisinin az olması durumunda vücut “kasılı” kalır. Sırt ağrıları, kabızlık, boyun tutulması ve diş sıkma gibi belirtilerin temelinde bu denge bozukluğu yatar. Çoruhlu, “Bir magnezyumu hücre dışında artırmazsak, o magnezyum yuvasına geri gidemez ve biz kasılı kalırız. Bu yüzden magnezyum ve potasyumun kanda eksik olması değil, yerlerinin dolu olması ve kasılma emrinde takılı kalmaları asıl konudur,” sözleriyle açıklamasını tamamlıyor.

https://www.sozcu.com.tr/vucudu-rahatlatan-muhtesem-ikili-p314584

Haberin Girilen Tarihi ve Saati: 27/04/2026 22:40