Bahar aylarında artan polen yoğunluğu, yalnızca alerjisi olan kişilerde şikayetlerin artmasına neden olmuyor. Gelişen alerjik reaksiyonların vücutta iltihaplanmayı tetikleyerek kalp üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabildiği görülüyor.

İlkbahar döneminde görülen sıcaklık ve basınç değişimleri ile havadaki polen yoğunluğu, vücudun dengesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Uzmanlar, özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde yaşam kalitesini düşüren bu sürecin kalp-damar sistemi üzerinde de etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Osman Erk ise baharın vücut üzerindeki etkilerini ve alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:

Hangi Sağlık Sorunları Görülüyor?

İlkbahar döneminde üst solunum yolu enfeksiyonlarından astıma, mide-bağırsak sorunlarından depresyona kadar birçok rahatsızlık daha sık görülüyor. Metabolizmada meydana gelen değişiklikler ise bahar yorgunluğunu beraberinde getirebiliyor. Mevsim geçişleri bazı hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlarken, mevcut kronik rahatsızlıkların da alevlenmesine neden olabiliyor. Sıcaklık, barometrik ve hidrometrik değişimler ile havada artan polen ve negatif iyonlar, çeşitli bedensel ve ruhsal sorunları tetikleyebiliyor. Bu sürecin, özellikle alerjik hassasiyeti olan kişilerde kalp üzerinde de etkiler oluşturabildiği görülüyor.

Polenlerin Görünmeyen Tehlikesi

Polen yoğunluğunun arttığı mayıs ayı, kalp krizi vakalarının daha sık görüldüğü dönemler arasında yer alıyor. Polenlere bağlı gelişen alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan iltihaplanma, kalp üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra ani sıcaklık değişimleri, damarların hızlı şekilde kasılıp gevşemesine neden olarak kalbin iş yükünü artırabiliyor. Bu süreç, kalp krizi riskini yükselten etkenler arasında değerlendiriliyor. Alerjik hastalıkların yol açtığı solunum problemleri de kalp üzerinde ek bir baskı oluşturarak riskin artmasına katkı sağlayabiliyor.

Bu Önlemleri Alın

– Polenlere maruziyetin azaltılması öneriliyor. Bu süreçte sabah ve akşam saatlerinde mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması, gerekli durumlarda ise maske ve gözlük kullanılması tavsiye ediliyor.

– Ani sıcaklık değişimlerine karşı önlem alınması gerekiyor. Bu dönemde kat kat giyinmek ve hava alabilen pamuklu kıyafetler tercih etmek öneriliyor.

– Düzenli egzersiz yapılması önerilirken, ani ve yoğun efor gerektiren aktivitelerden kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.

– Özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması ve ilaçlarını önerildiği şekilde kullanması önem taşıyor.

– Gün içinde yeterli miktarda su tüketilmesi, vücudun dengesinin korunması açısından önem taşıyor.

Tansiyon Hastaları İçin Riskli Dönem

Bu dönem damar sistemi üzerinde etkili olarak tansiyon hastalarını da olumsuz yönde etkileyebiliyor. Tansiyonun kontrol altına alınamaması ve migren tipi baş ağrılarının daha sık görülmesi bu süreçte öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor. Bu nedenle düzenli doktor kontrolü önem taşıyor.

Üst Solunum Yolu Hastalıkları İçin Kritik Dönem

İlkbaharda görülen ani sıcaklık değişimleri, yağmur ve rüzgâr gibi hava koşullarına karşı gerekli önlemlerin alınmaması, üst solunum yolu hastalıklarında artışa yol açabiliyor. Bu süreçte bademcik iltihabı, sinüzit ve orta kulak enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar daha sık görülüyor. Öte yandan viral üst solunum yolu hastalıkları ile polen alerjilerinin benzer belirtiler göstermesi nedeniyle, doğru tanı için dikkatli değerlendirme yapılması önem taşıyor.

Baharda Mide Sağlığına Dikkat

İlkbahar döneminde mide-bağırsak sistemiyle ilgili hastalıklarda belirgin bir artış yaşanır.

Ülserin yanı sıra gastrit ve reflüye bağlı şikayetler de bu dönemde daha belirgin hale gelir.

Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserine bağlı karın ağrısı, ağıza ekşi su gelmesi ve karında rahatsızlık hissi gibi belirtiler daha sık görülür.

Benzer şekilde sinirsel bağırsak sendromu olarak bilinen hastalıkta da alevlenmeler görülür. Bu süreçte ishal ve kabızlık dönemleri zaman zaman şiddetlenerek birbirini izler. Sinirsel kökenli olan bu rahatsızlık, vücutta yorgunluğa neden olabilir.

Baharda Yorgunluk Hissi Artışta

Metabolizmada yaşanan değişimler bahar yorgunluğuna neden olabiliyor. Bu süreçte eklem ve baş ağrıları ile sürekli uyuma isteği gibi belirtiler öne çıkarken, söz konusu şikayetlerin bahar yorgunluğuna bağlanmadan önce gerekli tetkiklerle değerlendirilmesi önem taşıyor. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, vitamin ve mineral eksikliklerini gidermek, alkol ve sigaradan uzak durmak, yeterli su tüketmek ve uyku düzenine dikkat etmek öneriliyor.

Metabolizmanın hızlanmasıyla birlikte Omega-3 açısından zengin, yeterli vitamin, mineral ve antioksidan içeren bir beslenme programı vücudun daha zinde kalmasına katkı sağlar.

Yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, günde 5-6 porsiyon meyve ve sınırlı miktarda tam tahıl tüketimi, genel sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturur.

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler

Sürekli hapşırma, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, yanma, batma ve kızarıklık ile nefes darlığı, polen alerjisinde en sık görülen belirtiler arasında yer alır.

https://www.sozcu.com.tr/baharda-kalp-krizi-riski-artar-mi-p309425

Haberin Girilen Tarihi ve Saati: 13/04/2026 13:16