Yeni araştırma, 8 ila 9 saatlik uykunun sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte uygulandığında kalp krizi riskini yüzde 50’den fazla azaltabildiğini ortaya koydu.

Bir araştırmaya göre gecede 8 ila 9 saat uyumak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte uygulandığında kalp krizi riskini yüzde 50’den fazla azaltabiliyor.
Independent Türkçe’nin haberine göre; yeni çalışmada yeterli uykunun yanı sıra günde yaklaşık 42 dakika orta ila yoğun egzersiz yapılması ve dengeli bir beslenme düzeni benimsenmesinin riski önemli ölçüde düşürebileceği ortaya kondu. Geceleri fazladan yalnızca 11 dakika uyumak, yaklaşık 4,5 dakika tempolu yürüyüş yapmak ve günde çeyrek fincan sebze tüketmek bile kardiyovasküler olay riskini yüzde 10 azaltabiliyor.
Orta ila yoğun fiziksel aktivite; merdiven çıkmak, alışveriş poşeti taşımak ya da tempolu yürümek gibi günlük hareketleri kapsıyor.
Araştırmacılar, akıllı saatler gibi cihazlardan elde edilen verilerle uyku alışkanlıkları ve egzersiz düzenlerini inceledi. Beslenme ise bir besin sıklığı anketi üzerinden oluşturulan kalite puanına göre değerlendirildi.
Daha kaliteli bir beslenme düzeni; sebze, meyve, balık, süt ürünleri, tam tahıllar ve bitkisel yağların daha fazla tüketilmesini, rafine tahıllar, işlenmiş etler, kırmızı et ve şekerli içeceklerin ise daha sınırlı alınmasını içeriyor.
European Journal of Preventive Cardiology’de yayımlanan çalışma, Avustralya, Şili ve Brezilya’dan uzmanların, Biobank verileri kapsamında 53 binden fazla orta yaşlı yetişkinin verilerini incelemesiyle gerçekleştirildi.
Küçük değişiklikler büyük fark yaratıyor
Çalışmanın baş yazarı ve Sidney Üniversitesi’nde görev yapan araştırmacı Dr. Nicholas Koemel, günlük yaşamda yapılacak küçük değişikliklerin kalp ve damar sağlığı üzerinde beklenenden daha güçlü etkiler oluşturabildiğini belirtti. Koemel, tek bir alışkanlıkta büyük değişimler yerine birden fazla küçük adımın birlikte uygulanmasının daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir olduğunu ifade etti. Günlük rutinlerde yapılacak küçük dokunuşların hem kardiyovasküler fayda sağlayabileceğini hem de uzun vadede daha kapsamlı değişimlerin önünü açabileceğini söyledi.
Çalışmanın kıdemli yazarı Prof. Emmanuel Stamatakis ise elde edilen bulgular doğrultusunda, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmesini destekleyecek yeni dijital araçlar üzerinde çalışmayı planladıklarını dile getirdi. Bu araçların kullanımının kolay olması ve günlük hayatta karşılaşılan engelleri dikkate alacak şekilde tasarlanmasının hedeflendiğini aktardı.
Araştırmada, UK Biobank’ın bir alt çalışmasından elde edilen veriler kullanıldı. 2006 ile 2010 yılları arasında 40-69 yaş aralığındaki 502 binden fazla yetişkinin yer aldığı kohort çalışmasına ait veriler incelendi. Ancak çalışmanın gözlemsel yapısı nedeniyle yaşam tarzı alışkanlıkları ile kardiyovasküler risk arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulamıyor. Bu nedenle bulguların doğrulanması için müdahale temelli yeni araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.
Haberin Girilen Tarihi ve Saati: 05/04/2026 18:21
