Uzmanlara göre bazı günlük alışkanlıklar ilerleyen yaşlarda Demans riskinin artmasına yol açabiliyor. Beslenme düzeni, uyku kalitesi, sosyal ilişkiler ve fiziksel aktivite gibi birçok faktörün beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtiliyor.

Yaş ilerledikçe sağlıkla ilgili kaygılar da artıyor. Ancak birçok kişi için en büyük endişelerden biri hafızasını kaybetmek ve başkalarına bağımlı hale gelmek.

The Huffington Post’ta yer alan habere göre, Dr. James Ellison (Jefferson Health’te görev yapan geriatri psikiyatristi), yaşlı yetişkinlerin en büyük korkularından birinin hafızalarını kaybetmek ve çevrelerindeki insanlara yük olmak olduğunu söylüyor.

Birçok kişinin endişe duyduğu bu hafıza kaybı türü Demans olarak adlandırılıyor. Stanford Alzheimer’s Disease Research Center direktörü Dr. Victor Henderson’a göre demans, günlük yaşamı etkileyecek düzeyde zihinsel ve bilişsel işlev kaybına yol açan hastalıkların genel adı olarak kullanılıyor.

Demans; kişinin adresini unutmasına, yaptığı bir işi neden yaptığını hatırlayamamasına ya da her zaman ödediği faturaları artık ödeyememesine neden olabiliyor. Bazı kişilerde genetik yatkınlık bulunurken, yaşam tarzına bağlı bazı alışkanlıkların da bu riski artırabileceği düşünülüyor.

Henderson’a göre demansla ilişkilendirilen birçok yaşam tarzı faktörü bulunuyor. Ancak bu faktörlerin önemli bir kısmı henüz randomize klinik çalışmalarla yeterince incelenmiş değil. Bu nedenle bu önerilerin demansı kesin olarak önlediği söylenemese de genel sağlık açısından fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre Demans riskini artırabilecek 8 alışkanlık ise şu şekilde sıralanıyor:

1. Beslenme düzenine yeterince dikkat etmemek

George Washington University School of Medicine and Health Sciences Geriatri ve Palyatif Tıp Bölümü Direktörü Dr. Christina Prather, Demans riskini azaltmaya veya beyin sağlığını korumaya yönelik önerilerin çoğunun kalp sağlığı için yapılan tavsiyelerle benzer olduğunu belirtiyor.

Massachusetts General Hospital bünyesindeki McCance Center for Brain Health Direktörü Dr. Rudy Tanzi’ye göre de kalp için faydalı olan pek çok alışkanlık aynı zamanda beyin sağlığını da destekliyor.

Sağlıklı yağlar, yağsız proteinler, tam tahıllar, meyve ve sebzeler açısından zengin olan Akdeniz diyeti hem kalp hem de beyin sağlığı için önerilen beslenme düzenleri arasında yer alıyor. Prather ayrıca tam tahıllar, baklagiller, böğürtlen gibi meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, balık ve zeytinyağını öne çıkaran MIND diyetinin de beyin sağlığı açısından faydalı olabileceğini ifade ediyor. Bunun yanında bitki ağırlıklı beslenme düzenleri de önerilen seçenekler arasında gösteriliyor.

2. Mevcut sağlık problemlerini takip etmemek

The Huffington Post’ta yer alan bilgilere göre Dr. Christina Prather, mevcut sağlık sorunlarının ihmal edilmesinin Demans riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Diyabet, Yüksek tansiyon ve Yüksek kolesterol gibi hastalıkların demans gelişimiyle bağlantılı olabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre bu tür rahatsızlıkların düzenli şekilde kontrol altında tutulması, ilerleyen yaşlarda görülebilecek bilişsel gerileme riskini azaltmada önemli rol oynuyor.

Dr. James Ellison ise özellikle Atriyal fibrilasyon, yüksek tansiyon ve Hiperlipidemi gibi damar sağlığını etkileyen durumların yönetilmesinin, beynin yeterli kan ve oksijen almasını desteklediğini belirtiyor.

Bu durum, beyne giden kan akışının bozulmasıyla ortaya çıkan Vasküler demans riskini azaltmak açısından büyük önem taşıyor. Vasküler demans, en sık görülen demans türleri arasında yer alıyor.

3. Uyku kalitesine dikkat etmemek

Dr. James Ellison, yeterli uykunun beyin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. Uzmanlara göre özellikle derin uyku evresinde beyin kendini yeniliyor ve Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilen toksik bir protein olan beta-amiloid seviyesinde azalma görülebiliyor.

Dr. Christina Prather ise uyku kalitesini düşüren rahatsızlıkların mutlaka tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle ileri yaş grubunda teşhis edilmemiş Uyku apnesi vakalarının oldukça yaygın olduğu belirtiliyor.

Uyku apnesi, kişinin gece boyunca kaliteli dinlenmesini zorlaştırabiliyor. Bunun yanı sıra bazı uyku ilaçlarının kullanımı da uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor.

Uzmanlara göre kaliteli ve düzenli uyku, hafızanın güçlenmesi ve bilişsel işlevlerin sağlıklı şekilde sürdürülmesi için kritik bir rol oynuyor.

4. Sosyal bağların zayıflaması

Dr. Christina Prather, güçlü sosyal bağların korunmasının beyin sağlığı açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre yalnızlık, depresyon ve sosyal izolasyon gibi durumlar hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.

The Huffington Post’ta yer alan bilgilere göre bu durum yalnızca bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda genel yaşam süresini de etkileyebiliyor.

Dr. James Ellison ise özellikle yaşlı yetişkinler arasında yalnızlığın giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini belirtiyor. Ellison’a göre yalnızlığın ölüm riski üzerindeki etkisi, orta düzeyde sigara kullanımına yakın bir seviyede olabiliyor.

Uzmanlar, aile ve arkadaşlarla iletişimde kalmanın, sohbetlere katılmanın ve sosyal aktivitelerde yer almanın zihinsel açıdan aktif kalmaya yardımcı olduğunu vurguluyor.

5. Fazla alkol kullanımı

Araştırmalar, aşırı alkol tüketiminin sağlık üzerinde pek çok olumsuz etkiye yol açabileceğini gösteriyor. Alkolün karaciğerde hasara neden olabildiği, bazı kanser türlerinin riskini artırabildiği ve beyin sağlığını da olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor.

Dr. Christina Prather, hafıza ya da bilişsel işlevlerle ilgili sorun yaşayan kişilere verilen ilk tavsiyelerden birinin alkol tüketimini azaltmak olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre alkol aynı zamanda uyku düzenini de bozabiliyor. İlerleyen yaşlarda ise karaciğerin alkolü metabolize etme kapasitesinin azalması bu etkileri daha belirgin hale getirebiliyor.

Uzmanların önerilerine göre 65 yaşından sonra günde bir standart içkiden, haftada ise yedi içkiden fazla tüketim tavsiye edilmiyor. Centers for Disease Control and Prevention (CDC) ise erkekler için günde en fazla iki, kadınlar için ise bir içki sınırının aşılmamasını öneriyor.

6. Hareketsiz bir yaşam tarzı

Dr. James Ellison, beyin sağlığını korumak için aktif bir yaşam tarzının yanı sıra düzenli aerobik egzersizin de önemli olduğunu vurguluyor.

Bu yalnızca günlük işlere yürüyerek gitmek gibi hareketli bir yaşam tarzını değil; spor yapmak, yüzmek ya da bisiklete binmek gibi planlı fiziksel aktiviteleri de kapsıyor. Uzmanlara göre özellikle ilerleyen yaşlarda düzenli hareket etmek büyük önem taşıyor.

Uzmanların önerilerine göre yaşlı yetişkinlerin haftada beş gün, günde yaklaşık 30 dakika aerobik egzersiz yapması tavsiye ediliyor. Ancak 75 yaş üzerindeki bireylerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun bu seviyede fiziksel aktivite gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Egzersiz, kalp ve damar sağlığını desteklediği için dolaylı olarak beyne giden kan akışını da iyileştiriyor ve böylece zihinsel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor.

7. Bisiklet sürerken kask kullanmamak

Dr. Victor Henderson, bisiklet kullanırken kask takmanın önemine vurgu yapıyor.

Birçok gözlemsel araştırma, kafa travmaları ile Demans gelişimi arasında bağlantı olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre bu ilişki toplum genelinde çok büyük bir etki yaratmayabilir, ancak bireysel düzeyde dikkate alınması gereken bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.

8. Depresyon belirtilerini ciddiye almamak

Dr. James Ellison, Depresyonun bilişsel sağlık üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor.

İleri yaşlarda ağır depresyon daha nadir görülse de hem ciddi depresyon hem de hafif düzeyde depresif belirtiler; sosyal ilişkiler, egzersiz, öz bakım ve sağlıklı beslenme gibi bilişsel sağlığı destekleyen alışkanlıkları olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle depresyonun tedavi edilmesinin bilişsel yaşlanma süreci üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.

Bazı Yaş Gruplarında Risk Oranı Düşüş Gösteriyor

Uzmanlara göre dünyada Demans ile yaşayan kişi sayısı giderek artıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise insanların ortalama yaşam süresinin uzaması olarak gösteriliyor.

Demans vakalarının büyük bölümü ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Ancak belirli bir yaş grubunda demans gelişme ihtimalinin geçmiş yıllara kıyasla bir miktar azaldığı da ifade ediliyor. Bu düşüşün, kalp ve damar sağlığı alanında kaydedilen ilerlemelerle bağlantılı olabileceği düşünülüyor.

The Huffington Post’un haberine göre, Alzheimer hastalığı için hastalığın ilerleyişini etkileyebilen ve U.S. Food and Drug Administration (FDA) tarafından onaylanmış bazı tedaviler de bulunuyor. Uzmanlar, bu tedavilerin mümkün olduğunca erken dönemde uygulanmasının önem taşıdığını vurguluyor.

Uzmanlara göre sık sık eşyaları kaybetme, günlük yaşamı etkileyecek düzeyde hafıza değişiklikleri ya da problem çözme becerilerinde zorluk gibi bilişsel belirtiler fark edildiğinde bir doktora başvurmak gerekiyor.

Demans birçok kişi için endişe verici bir hastalık olarak görülse de yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerin genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte bazı bireylerin genetik faktörler veya değiştirilemeyen riskler nedeniyle demans geliştirebileceği, bu durumun kişisel bir başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiği de özellikle vurgulanıyor.

https://gazeteoksijen.com/saglik/cigir-acan-ameliyat-doktor-ingiltereden-yonetti-robot-cebelitarikda-yapti-267981

Haberin Girilen Tarihi ve Saati: 08/03/2026 19:17