Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporu, ülkenin hassas ekosistemleri üzerindeki endüstriyel baskıyı gözler önüne serdi. Raporun “Tehditler” bölümünde, madencilik, enerji üretimi, ulaşım ve yerleşim projelerinin korunan alanlar ve biyolojik çeşitlilik üzerinde artan bir baskı oluşturduğu vurgulandı.

İstatistikler Artan Etkiyi Doğruluyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın faaliyet verileri, söz konusu endişeleri destekler nitelikte bir tablo çiziyor. 2025 yılında onaylanan toplam 3.772 projenin sektörel dağılımında madencilik ve enerji faaliyetlerinin ilk sıralarda yer aldığı görülüyor.

Verilere göre geçen yıl onaylanan projelerin ana dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

  • Madencilik ve Petrol: 1.115 proje
  • Enerji Sektörü: 817 proje
  • Ulaşım ve Kıyı Yapıları: 92 proje

Korunan Alanların Geleceği Tartışılıyor

Milli parklar ve doğal sit alanlarının korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin TBMM gündeminde olduğu bir dönemde, bu istatistikler doğal alanların yönetimi konusunda yoğun tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, endüstriyel faaliyetlerin korunan alanlara olan etkisinin, biyoçeşitliliği ve ekosistem dengesini olumsuz yönde etkileyebileceğine dair uyarılarını sürdürüyor.

Stratejik Planlama İhtiyacı

Kurum raporlarında “tehdit” olarak nitelendirilen bu faaliyetlerin, kalkınma hedefleri ile koruma ilkeleri arasında bir dengeye oturtulması gerektiği ifade ediliyor. Doğa koruma ilkeleri ve endüstriyel gereksinimlerin çatıştığı bu alanlarda, sürdürülebilir bir yönetim modelinin oluşturulması konusu önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya aday.

https://www.cumhuriyet.com.tr/cevre/maden-projeleri-milli-parklar-icin-tehdit-olusturuyor-kontrolsuz-madenciligin-itirafi-2484678

Haberin girildiği tarih ve saat 07/03/2026 16:39