Türkiye’nin tahıl ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayan Konya Ovası, kuraklık ve obruk tehdidinin ardından şimdi de dev maden projelerinin kıskacına girdi. Son veriler, kentte 43 bin 810 hektarlık tarım ve mera alanının maden şirketlerine tahsis edildiğini ortaya koydu.

KONYA – İklim krizi ve yanlış sulama politikaları nedeniyle yer altı sularının çekildiği ve binlerce obruğun oluştuğu Konya’da, madencilik faaliyetleri tarımsal üretimi ve ekosistemi durma noktasına getirdi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verilerine göre, 2023 başından bu yana ihale edilen ruhsat sahası sayısı 82’ye yükselirken, toplam alan 43 bin 810 hektara ulaştı.
Tarım Ekonomisine 2.7 Milyar Liralık Darbe
Konya ve Karaman sınırları içerisinde planlanan linyit madenleri ve termik santral projeleri, doğrudan gıda güvenliğini tehdit ediyor. Karapınar, Ambar ve Akçaşehir bölgelerindeki tarım arazilerini kapsayan bu projeler, yıllık yaklaşık 2.7 milyar TL değerindeki tarımsal ekonomiyi yok olma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin toplam tarım alanlarının yüzde 10’unu oluşturan bu bölgedeki maden kuşatmasının, ulusal bir gıda krizini tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Obruk Kabusu ve Maden Titreşimleri
Halihazırda yer altı su seviyesinin bazı bölgelerde 100 metreden fazla düştüğü Konya’da, 2 bin 600’den fazla obruk oluşmuş durumda. 2024 yılı çevre raporları, madencilik faaliyetleri sırasında oluşacak vibrasyon ve aşırı su tüketiminin, yeni obruk oluşumlarını hızlandıracağını öngörüyor. Özellikle IV. grup (altın, gümüş, bakır) maden sahalarının su toplama havzalarında yer alması, Beyşehir ve Tuz Gölü gibi kritik su varlıkları üzerindeki baskıyı artırıyor.
“ÇED Gerekli Değil” Kararlarıyla Denetim Devre Dışı
Raporda öne çıkan en çarpıcı detaylardan biri de denetim mekanizmalarındaki zayıflık oldu. Kentte yürütülen maden projelerinin yüzde 64.4’ü için “ÇED Gerekli Değil” kararı verildiği öğrenildi. Ayrıca, 2022-2026 yılları arasında 446 ruhsat sahasının henüz ÇED süreci dahi başlatılmadan şirketlerin talepleri doğrultusunda satıldığı iddia ediliyor.
Endemik Türler ve Yaban Hayatı Tehdit Altında
Maden kuşatması sadece tarımı değil, bölgedeki biyolojik çeşitliliği de hedef alıyor.
- Yaban Hayatı: Selçuklu bölgesindeki sahalar, dünyada sadece bu bölgede yaşayan Anadolu yaban koyunlarının koruma alanına bitişik durumda.
- Flora: Tülüşah ve sarı meyan gibi 118 lokal endemik tür, kazı çalışmaları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
- Anıt Ağaçlar: Asırlık meşe ve ardıç ağaçlarının bulunduğu ormanlık alanlar, mermer ve kil ocaklarının ruhsat sahaları içerisinde kalıyor.
Pastanın Büyük Payı Tanıdık Şirketlerde
Ruhsat dağılımına bakıldığında, stratejik maden sahalarında büyük grupların hakimiyeti dikkat çekiyor. Konya’daki altın ve kompleks maden ruhsatlarının önemli bir kısmı Altınordu Madencilik (LİMAK), Seyhanlar Hafriyat ve Sarayönü Madencilik gibi şirketlerin elinde bulunurken; 282 mermer sahası da çok sayıda özel iştirak arasında paylaştırılmış durumda.
https://www.evrensel.net/haber/5972945/tahil-ambarinda-maden-kusatmasi
Haberin girildiği tarih ve saat 02/03/2026 13:28
