Sinop’un Ayancık ilçesinde, tarihi MÖ 6. yüzyıla kadar uzanan arkeolojik sit alanında açılan kalker ocağına uzmanlardan tepki yağdı. Rusya’ya taş satmak amacıyla kurulan ancak iç piyasaya yönelen ocağın, Kıyı Kanunu ve sit mevzuatını ihlal ettiği iddia ediliyor.

SİNOP – Ayancık ilçesine bağlı Çaylıoğlu (İstefan) köyünde, denize sıfır noktada faaliyet gösteren kalker ocağı ve kırma eleme tesisi, bölgenin hem ekosistemini hem de binlerce yıllık tarihini tehdit ediyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey, hazırladığı kapsamlı raporla faaliyetin durdurulması için çağrıda bulundu.

“Rusya’ya İhracat Bahanesi Ortadan Kalktı”

Raporunda taş ocağının kuruluş amacına dikkat çeken Dr. Atabey, üretilen malzemenin başlangıçta Rusya’daki deniz dolguları için planlandığını ancak bu sevkiyatın gerçekleşmediğini belirtti. Atabey, “Malzeme iç piyasaya yönelmiştir; dolayısıyla kalker ocağının kurulma amacındaki ihtiyaç ortadan kalkmış, sadece bir şirketin çıkarına hizmet eder hale gelmiştir” dedi.

50 Metre Derine İnecek: Kıyı Morfolojisi Bozuluyor

13,08 hektarlık ÇED alanında yürütülen faaliyetlerin boyutları ürkütücü seviyeye ulaştı. Raporda yer alan teknik detaylara göre:

  • Patlayıcı Kullanımı: 14 yıllık proje ömrü boyunca toplam 2 milyon kg ANFO tipi patlayıcı kullanılacak.
  • Toz Emisyonu: Bölgeye yaklaşık 30 bin ton kontrolsüz toz yayılacak.
  • Derinlik: Kıyı şeridinden itibaren 50 metre derinliğe kadar inilerek bölgenin doğal yapısı (morfolojisi) geri dönülemez şekilde değiştirilecek.

İlk Tunç Çağı’ndan Bizans’a: Tarih Dinamitleniyor mu?

Taş ocağının bulunduğu bölge, antik haritalarda “Stephane” olarak geçen ve İlk Tunç Çağı’ndan Roma ve Bizans’a kadar uzanan bir liman kenti. I. ve II. Derece Arkeolojik Sit Alanları ile iç içe olan tesis hakkında Dr. Atabey şu uyarıda bulundu:

“Roma ve Bizans döneminde gemiler için sığınma alanı olan bu liman çevresinde, taş ocağı faaliyetleri ve kaçak kazılar sonucu tarihi doku ciddi zarar görmüştür.”

Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ise alanla ilgili daha önce hazırladığı raporda, koordinatlar dahilinde “herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığını” belirtmişti.

Mevzuata Aykırılık İddiası: “Kamu Yararı Yok”

Ocağın konumunun 2872 sayılı Çevre Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile çeliştiğini savunan Dr. Atabey, faaliyetin durdurulması gerektiğini vurguladı: “Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyıda kazı yapılamaz, denize pasa dökülemez. Bu ocak; su kaynaklarını, balık üreme alanlarını ve arkeolojik değerleri yok etmektedir. Burada kamu yararı değil, şirket çıkarı gözetilmektedir.”

Bölge halkı ve çevreciler, sel ve erozyon riskini de tetikleyen bu faaliyetin bir an önce sonlandırılmasını bekliyor.

https://www.evrensel.net/haber/5972905/sit-alani-icindeki-kalker-ocagina-tepki-rusyada-tas-satmak-icin-tarihi-yok-saydilar?s=7

Haberin girildiği tarih ve saat 01/03/2026 20:38